TÜRKÜ TURAN RÖPORTAJI

 

 

E: Sevilen ve başarılı bir oyuncusun. Türkü Turan kimdir, oyunculuk macerası nasıl başladı, kısaca senden dinlemek istesek?

Türkü Turan: Aslında hiç niyetim yokken tesadüfler eseri başladığım bir yolculuk ama zamanla benim için anlamı çok değişti. İşimin bir parçasının da bambaşka bir insanı anlamaya yaklaşmak için çalışmak olduğunu anladığım bir an vardı. İşte o zaman benim için bir maceraya dönüştü.

E:  İlk oyunculuk deneyimin nasıldı? Neler hissettin?

Türkü Turan: İlk oyunculuk deneyimim tamamen öğrenmek ve panik yaşamakla geçti. Annem dizisinde sette kamera arkası ve önüyle ilgili bilmem gereken bütün temel bilgileri edindim. Hem zor hem zevkli bir maceraydı benim için. Faruk Teber her sahneden önce tek tek metin okumak ne demek bana anlatır yeni şeyler öğretirdi. Bir okul gibi geçti o yüzden.

 

 

 

 

E: Benzer bir yön bulduğunda, canlandırdığın karakterlere bürünmek gibi bir özelliğin var mı?

Türkü Turan: Pek yok aslında. Yani tabi ki oynadığım her şeyde bana benzer bir taraf var, benim bedenim, sesim, düşüncem oynuyor rolü. Ama bugüne kadar bana çok benziyor diyebileceğim bir rol hiç oynamadım. O yüzden hiçbir rolüme set dışında bürünmedim. Günlük hayatımda zaten karakter ve şive şakaları çok yaptığım için belki komedi metninde bir rol oynasaydım olabilirdi…

E:  Sana göre iyi bir oyuncu her rolü oynamalı mı yoksa seçici mi olmalıdır?

Türkü Turan: Bilmem ki.. İyi bir oyuncu ne demek, çok göreceli. Oyuncu canı o dönem hangi işte isterse onda oynayabilmeli. Bazen maddi kazanç için ki çok doğal, çünkü bu bir meslek, bazen de sırf o rolü oynayabilmek ya da o yönetmenden bir şeyler öğrenebilmek için.. Her kişinin kendi seçim kriterleri vardır ve bu zaman zaman değişebilir. Ama baktığımda rolünü severek ve eğlenerek oynayan oyuncular her zaman ışıldıyorlar.

E: İzlediğin filmlerde keşke bu rolü ben oynasaydım dediğin bir karakter oldu mu?

Türkü Turan: Hiç olmadı. İzlediğim şeyleri bir bütün halinde alıyorum, ya seviyor ya da sevmiyorum.

 

 

 

 

E: Mesleğine dair ileriye yönelik en büyük hedefin, hayalin nedir?

Türkü Turan: İngilizce oynamak çok isterdim. Farklı bi dil başka bi zorluk.. Sanırım bir sonu yok. Daha farklı roller, yeni bir şey öğrenmek, daha da keyif alarak oynamanın yollarını aramak, daha da güzel senaryoların peşinde koşmaktan ötesi yok benim için.

E: Sıradışı bir yeteneğin olsa ne olmasını isterdin?

Türkü Turan: Kesinlikle uçabilmek isterdim.

 

E: Karşına üç dilek hakkı sunacak bir cin çıksa, dileklerin ne olurdu?

Türkü Turan: Evcil hayvanların sahiplerinin ömrü boyunca yaşamalarını isterdim. Şimdilik hayatımdan çok memnunum, diğer iki dilek hakkımı da daha ileriki yılllar için saklı tutardım. Yarın ne isteyeceğimi şimdiden bilemem:)

E: Sence hayatı yaşanabilir kılan en büyük şey nedir?

Türkü Turan: Sevgi, gelişebilmek, değişebilmek ve unutabilmek.

E: Hayattaki amacın nedir? Bir hayat felsefen var mı?

Türkü Turan: Hayatta korkusuz olabilmek isterdim. Endişe ve korku gibi şeyler bizi biz olmaktan ya da yapabileceğimiz farklı şeylerden alıkoyuyor. Başkalarından ya da hayattan gelebilebilecek her şeyi unutup özümü bulabilmek çok isterdim.

 

 

 

@moodboardmags
Fotoğraf: Doğan Soykan @dogartt
Director: Sema Yaman @filleresenfoni
Styling: Şeyda İpek @_seydaipek
Makyaj: Fazilet Türkmen @fazileturkmenmua
Saç: Tonay Yıldırım @tonayyildirim
Retouch: Maria Levitskaya @mrlvtsk
Light: @digioneplus
Mekan: @seacotr
Röportaj:  Akın Özışık @akinozisik