TÜLİN ECE RÖPORTAJI

E: Son dönemde gerçekleşen başarılı yükselişin ile gözler sana çevrildi. Seni daha yakından tanımak isteyenler için Tülin Ece kimdir?

Tülin Ece: Öncelikle çok teşekkür ederim. Gözler bana çevrildi mi bilmiyorum esasında bununla da ilgilenmemeyi daha sağlıklı buluyorum. İşimi iyi yaptığımı hissedip hissetmemem mühim benim için. Tülin çok kendi halinde; sette çalışmak ve provada olmak dışında zamanını kitaplara, filmlere ve spora ayıran, dostlarıyla vakit geçirmekten keyif alan, sakin bir hayat yaşamaya çalışan biri diyebilirim. En azından böyle özetleyebilirim ama bence hiçbirimizde “Kimdir?” sorusunun cevabı yok.

E: Bugüne kadar birçok projede yer aldın. ‘Sefirin Kızı’ dizisindeki Menekşe karakteri ile daha dikkat çeken bir rolü üstlendin. Bu konuda neler söylemek istersin?

Tülin Ece: Menekşe’yi oynarken karakterin motivasyonunu almam gereken yer zorladı beni. Ama yaşadığımız coğrafyada çok fazla sayıda olan kadınlardan biriyle bayağı yakından tanışmam gerekti. Sevgisizlik, hırs ve nefret doğuruyor; eğer kendinizi iyileştirecek imkanınız ya da farkındalığınız yoksa. Tülin ile Menekşe arkadaş olsa muhtemelen Tülin ona “Oldurmaya çalıştığın şey sağlıklı değil; hayatın senin elinde, kimse sevmediyse seni, sen sev kendini sonra her şey değişecek zaten” gibi bir şey demeye çalışırdı; onu kırmadan, birey olduğu gerçeğine zarar vermeden.

E: Bodrum serüveni senin için nasıl geçti?

Tülin Ece: Bodrum benim için çok özel bir yer. Yıllar önce daha kısa bir dönem yine Bodrum’da yaşamıştım. O kadar farklı iki dönemime tanıklık etti ki Bodrum… Deniziyle, havasıyla, kaosuyla, dinginliğiyle harmanlayıp, tüm yaşanmışlığım doygunluğa ulaşıp “iyiyim” dediğim noktada uğurladı sanki beni.

 

E: Canlandırdığın karakterlere çalışırken nelere dikkat edersin?

Tülin Ece: Karakterin nasıl bir çocukluk geçirmiş olabileceğiyle ilgileniyorum ben en çok. Şu anda nasıl biri olduğumuzun çocukluğumuzda şekillendiğini düşünüyorum. Ebeveyniyle büyümüş bir çocuksa, “onlarla ilişkisi nasıldı?” diyorum. O noktada zaten “karakterin zaafı ne”, “baskın yönleri neler”, “nerelerde, neden kırılganlaşır” gibi birçok sorunun cevabını buluyorum. Sanırım karaktere çalışırken şema terapiden destek alıyorum demem yanlış olmaz.

E: Asla oynamam dediğin bir rol var mı?

Tülin Ece: Asla oynamam dediğim bir karakter yok. Oynayacağım karakterin nasıl yazıldığı önemli. Tek boyutlu yazılmış bir karakteri oynamak istemem, gerçekliğine inanmazsam oynayamam zaten.

 

E: Moda ve güzellik konularıyla aran nasıl? Dolabındaki en favori giysilerin ve cilt bakım rutinin nedir?

Tülin Ece: Modayla ilgili değilim açıkçası. Dolabımda çok fazla beyaz ve gri tişörtüm var o sadelik halini renkli şapka, bere ve şallarımla kırmayı seviyorum. Cildimi 18 yaşımdan beri her gece temizler ve nemlendirir öyle uyurum. Yaz aylarında da güneş kremi sürmeden dışarıya çıkmam. Bir de yoğun dönemim değilse fırsat buldukça cilt bakımı yaptırıyorum.

E: Hala hatırladığında seni heyecanlandıran eski bir anın var mı?

Tülin Ece: Ben 28 Şubat doğumluyum ve doğum günlerimde kar yağdığını hiç hatırlamam.  Yanılmıyorsam 21. yaş günümdü; Beyoğlu’nda bir mekanın teras katındaydık, gökyüzüne bakıp dedim ki “Keşke bir kere benim doğum günümde kar yağsa”. Mumlarımı üflerken kar yağmaya başlamıştı. Mucize gibi bir andı benim için 🙂

 

E: Bugüne kadar izlediğin ve hala etkisinde kaldığın en iyi film?

Tülin Ece: Bu sorunun cevabı sürekli değişiyor benim için; o kadar iyi filmler var ki! En sevdiğim ilk 10 filmimden biri olarak değiştiriyorum sorunuzu izninizle, Kes (Ken Loach) diyorum!

E: Sence bir ilişkideki en önemli şey nedir?

Tülin Ece: İki insanın birbirine uyumlanabilip beraber huzurlu hissedebilmesi.

 

E: Malum sevgililer günü yaklaşıyor ve bizde bu yüzden moodumuzu #lovemood olarak belirledik. Sence aşk?

Tülin Ece: Aşık olmayalı epey uzun zaman olmuş birine denk geldi #lovemood’unuz 🙂 Sanırım iki doğru ruhun çarpışma hali! O çarpışma anından sonra da birlikte yürünebiliyorsa daha kıymetli bir şeye dönüşüyor.

Tülin Ece’yi takip etmek isterseniz Instagram hesabı: @tulinece_

Fotoğraf: Ali Kalyoncu

Styling: Samet Çetinkaya

Makyaj: Mesut Özuzun

Saç : İbrahim Junior

Röportaj: Akın Özışık

Mekan: Black Pine Studio