SERA KUTLUBEY RÖPORTAJI

E: Sera Kutlubey kimdir? Oyunculuğa ilgisi nasıl başladı?

Sera Kutlubey: Çocukluğumdan beri bu mesleği istiyordum aslında, başta evcilik gibiydi hayallerimde. Lise döneminde pek parlak bir öğrenci değildim, okulu çok sevmezdim; ne zaman tiyatro kulübüne girdim o zaman okulla gerçekten bir bağ kurmaya başladım. Sonrasında da oyunculuğun hep hayatımda olmasını istedim ve tiyatro sınavlarına hazırlanmaya başladım ve yolum bu şekilde devam etti.

 

E: Kendini nasıl tanımlarsın?

Sera Kutlubey: Kendimi pek belli kalıpların içine sokmayı sevmiyorum. Dış gözler zaten yeterince bizi belli kalıplara sokuyor. Onun dışında keyif almaya çalışırım ne yapıyorsam yapayım; bu sadece sevdiğim şeyleri yapmak değil tabi ki keyif almadan da yaptığımız yapmamız gereken bazı sorumluluklarımız oluyor bunların içindeyken de bir çıkar yol bulabilmek belki kendimle küçük oyunlar oynamak gibi 🙂

E: Yaptığın meslekte net kuralların var mı?

Sera Kutlubey: Kendi değerlerim… Sadece yaptığım meslekte değil tabi hayatın her köşesinde.

E: Ünlü bir marka olsan sloganın ne olurdu?

Sera Kutlubey: Slogana ihtiyaç duymamayı yeğlerdim 🙂

E: Hayattaki en büyük tutkun nedir?

Sera Kutlubey: Oyunculuk ve yazmak…

E: Banyoda şarkı söyleyenlerden misin?

Sera Kutlubey: Söylemekten ziyade son ses dinleyenlerdenimdir. Banyo listem de ayrıdır.

E: Bugüne kadar yaptığın en büyük çılgınlık neydi?

Sera Kutlubey: Seçtiğim meslek bence başlı başına bir çılgınlık. Onun dışında spesifik bir örnek vermem gerekirse şuan aklıma Londra’da bir dönem kaldığım evde çatıya tırmandığım bir an geliyor. Çok güzel yağmur yağıyordu ve ben kapalı havaları çok severim. Tırmandım, çatının sonuna kadar yürüdüm bir süre yağmuru ve gökyüzünü izledim her şey döneceğim zamana kadar çok güzeldi. Üçgen olduğu için zaten çatıda yürümek zor olması yetmiyormuş gibi artan yağmurla ayaklarım çatıda kaymaya başlamıştı ve yürüdükçe kayıyordum. Kimseden de yardım isteyememiştim ve hiç korunaklı değildim gerçekten ölümle burun buruna geldiğimi hatırlıyorum. Sürüne sürüne döndükten sonra her yerim yara bere içindeydi, bu heyecan bana çok pahalıya patladı 🙂

E: Yakışıklı erkek mi, zeki erkek mi?

Sera Kutlubey: Yine belli bir kalıp üzerinden gitmek istemem ama dış görünüş gerçekten bir kriter değil. İnsanın içi dışını etkiliyor da dışı içini etkileyemiyor maalesef.

E: Sence Türkiye’de kadın olmak zor mu?

Sera Kutlubey: Zor. Sadece ülkemizde de değil dünyanın her bir köşesinde kadınlar farklı konumlarda farklı şekillerde savaş veriyor. Kadına yönelik mobbing her kültürde, her statüde var maalesef. Ve tabi ki boyun eğmiyoruz bunlara. Ayrıca şunu cinsiyet ayrımı yapmadan çok rahat söyleyebilirim ki; günümüzde bir insan olarak hayatını idame ettirebilmek gerçekten zor.

 

Sera Kutlubey’i takip etmek isterseniz Instagram hesabı: @skutlubey

 

Fotoğraf & Video: Vast İstanbul (Ogan Uğur, Ataberk Konucu, Abdullah Durmuş)

Kreatif Direktör: Irmak Özdener

Styling: Seda Solmaz

Makyaj: Mesut Özuzun

Saç: Akın Ünal

Styling Asist: Muratcan Hoşgören

Makyaj Asist: Burak Mert Aydın

Röportaj: Akın Özışık

Mekan: So What Studio