ÖZGÜ KAYA RÖPORTAJI

E: Özgü Kaya’yı kısaca senden dinlemek isteriz. 

Özgü Kaya: 5 Şubat/1996 doğumluyum. İlkokulda bilinçli ve hevesli genç ebeveynlerimin de desteğiyle müzikle tanıştım. Gitar ve piyano eğitiminden sonra Güzel Sanatlar Lisesi’ni kazandım. Orada branşım kemandı. Sonra şarkı söylemek ve sahne daha ağır basınca üniversitede İstanbul Üniversitesi Devlet Konservatuvarını kazandım. Üniversitenin ilk yıllarında oyunculukla tanıştım ve tutkum hem müzik hem de oyunculuk haline gelmeye başladı. Yaptığım her işte heyecan, sabırsızlık, inanç hat safhada olsa da sağlam adımlar atmaya, tatmin ve mutlu olacağım şeyler yapmaya çalıştım. Biraz yerinde duramayan, anlatırken bile yaşayanlardanım, o yüzden ara ara kendimi dinginleştirmeye çalıştığım yönlerim oluyor 🙂 İçinde sanat olan her şeyi öğrenmeye çok açık biri olarak çok doğru yerde olduğuma inanıyorum. Hem duygusal hem sosyal aynı zamanda dingin, kalabalığın da yalnızlığın da ‘an’ ile tadını çıkarmaya çalışan kendi kabuğunda biriyim. Gülmeyi, ağlamayı, aşık olmayı, dans etmeyi, olur olmadık her yerde şarkılar mırıldanmayı (sette çalıştığım ekip arkadaşlarım bilir), yeni yerler/yemekler keşfetmeyi, kendimi keşfetmeyi, yaşlı kimselerle sohbeti, çocukla çocuk olabilmeyi, hatalarımdan çıkarıp farkındalığımı artıran derslerimi, hayatın her anından keyif alabilmeyi… Daha sayabileceğim birçok şey var sevdiğim ve beni BEN yapan.

E: Aklında bir gün mutlaka bu rolü oynamalıyım dediğin bir karakter var mı? 

Özgü Kaya: Sanatçı bir güçlü kadın karakter oynamayı çok isterim. Marion Cotillard’ın Edith Piaf’ın hayatını canlandırdığı “La Vie en Rose” filmi hayatımın ilk 5 filmi arasındadır. Sanat veya inandığı herhangi bir şey uğruna savaş vermiş güçlü kadınların hikayeleri beni her zaman derinden etkilemiştir.

 

E: Kendini tanımlayacağın en belirgin karakteristik özelliğin nedir?

Özgü Kaya: Aşırı duygusalım. Bu huyumu seviyorum aslında çünkü hep sevgi ve empatiyle yaklaşıyorum ve hayattan bana geri dönüşü pozitif enerjiler oluyor. Bahsetmeden edemeyeceğim bir diğer özelliğim ise özgürlük. Kendi alanıma girildiğini hissettiğimde zaman zaman asileşip yükseldiğim oluyor.

E: Makyaj yapmayı sever misin? Olmazsa olmazım dediğin bir makyaj ürünün var mı? 

Özgü Kaya: Bakımlı ve güzel görünmeye özen gösteririm. Hiçbir şeyin abartısını sevmediğim gibi makyajda da öyle. Doğallıktan yana ve kendime yakıştırdığım hafif makyajlar yapmaya çalışıyorum. Çantamda sürekli dudak rengi tonlarında favori parlatıcılarım bulunur.

 

E: Moda ile aran nasıl? Trendleri yakından takip eder misin? 

Özgü Kaya: Alışverişkolik biri olarak oldukça takip etmeye çalışıyorum. Sadece kendime yakıştırdığım parçalar moda benim için, yeniliğine açığım ama salt moda takıntısıyla giyinmem.

E: Bizim en fresh rengimiz ve aynı zamanda Pantone’un trend olarak belirlediği renk mavi, peki senin en fresh rengin ?

Özgü Kaya: Beyaz. Yaz/kış vazgeçemediğim rengim.

 

E: Bu ay ki moodumuz #freshmood. 

– En fresh hissettiğin an?

Özgü Kaya: Denizde olduğum her an.

– En fresh kokun? 

Özgü Kaya: Yasemin

– En fresh hissi veren bakım ürünün?

Özgü Kaya: Victoria’s Secret vücut spreylerim

– En fresh hissettiğin giysin/kombinin?

Özgü Kaya: Mini elbiselerim

 

Özgü Kaya’yı takip etmek isterseniz Instagram hesabı: @kayaozgu

 

Fotoğraf: Serhat Hayri

Styling: Sıla Ceren Özyurt

Makyaj & Saç: Mesut Özuzun

Video: Vast İstanbul

Röportaj: Akın Özışık

Kreatif Direktör: Oğulcan Güler & Batu Gündüz

Fotoğraf Asist: Burak Elmalı & Uğur Sarıduran

Styling Asist: Ceyda 

Makyaj & Saç: Miray Kaya & Büşra Karakuş

 Q4 Production & Ümran Şahanlık