NİYAZİ ERDOĞAN #güçlükadınlar RÖPORTAJI

E: Öncelikle bize kendinden bahseder misin?

Niyazi Erdoğan: Algıları çıkarırsanız sıradan bir tanrı kulu, 1978 Tarsus doğumlu ama daha çok Anadolulu, İstanbul aşığı bir mimar ve moda tasarımcısı.

 

E: Tasarımcı olmaya nasıl karar verdin?

Niyazi Erdoğan: Kendimi bildim bileli sanatın her dalına bir ilgim vardı. Çocukluğumdan beri resimler yapardım. Lise yıllarında matematiğe ve sanata olan yatkınlığımı farkeden bir öğretmenimin mimarlığın benim için uygun bir meslek olacağını söylemesinden sonra konuyu araştırmaya başladım ve tasarım maceram bu şekilde başladı.

 

 

E: Mimar kimliğinin tasarımcı kimliğine etkileri nelerdir?

Niyazi Erdoğan: Mimarlık eğitimi almış olmam benim için çok büyük bir şans. Sadece tasarım yapmayı değil, farklı tasarım yöntemlerini öğrendiğim ve ufkumu genişleten, beyin katmanlarımı açan bir eğitim oldu benim için. Hala bugün profesyonel hayatımda öğrendiğim birçok yöntemi uyguluyorum. Tasarım anlayışımda da her zaman mimarlık yaparken öğrendiğim ‘az çoktur’ ve ‘form fonksiyonu takip eder’ mottolarını takip etmişimdir.

 

E: Neden erkek modasını tercih ettin?

Niyazi Erdoğan: Erkeklerin alışkanlıkları kadınlara göre daha farklı. Daha sınırlı alanlarda, zekice çözülmüş detayların ön plana çıktığı koleksiyonlar tasarlamam için olanak sağlıyordu. Bu biraz da benim mimarlık pratiğime çok yakındı. Bu sebeple kendi imza markamı erkek koleksiyonları üzerine kurguladım.

 

 

E: Koleksiyonlarını tasarlarken nelerden esinlenirsin?

Niyazi Erdoğan: Hayatın kendisi asıl çıkış noktam! Markanın vizyonu da lokal değerlerden ilham alarak global vizyonda tasarımlar yapmak. Tarih, mimari, geleneksel davranış biçimleri hep ilham kaynağım olmuştur. Bunu biraz da doğduğum topraklara bir borç gibi görüyorum.

 

E: Genellikle erkek tasarımları yapıyorsun, 2018 de çıkardığın ilk kadın koleksiyonunda sana ilham veren neydi?

Niyazi Erdoğan: Global vizyonda da baktığımızda artık erkek moda haftalarında sergilenen koleksiyonlarda, podyumda yürüyen kadınları da görüyorsunuz. Ben de kendi marka gelişim sürecinde aynı DNA’ dan çıkan kadınları neden ortaya çıkarmayayım diye düşündüm. İlham kaynağım ise çocukluğumdan beri kadın kimliğini aklımda oluşturan ilk insan, annem oldu. Tarsus Havası adını verdiğim koleksiyonda, onun giyim kuşam kodlarını ve aklımda kalan fotoğrafları yeniden yorumladım.

 

E: “Niyazi Erdoğan” erkeğini nasıl tanımlarsın?

Niyazi Erdoğan: Çok belirgin bir stilim var. Bu konuda kurallarımı da yasaklarımı da kendim koydum. Beden formları üzerine çok uzun araştırmalar yaptıktan sonra, Niyazi Erdoğan ürünlerinin o net dilini oluşturdum. Niyazi Erdoğan erkeği dediğimizde; çağdaş, detayda zengin, kendi duruşunu sergileyen bir erkekten bahsediyoruz.

 

E: Yıllardır moda sektöründeki en dikkat çeken tasarımcılar arasındasın. Başarının anahtarı nedir?

Niyazi Erdoğan: Başarıya odaklanmamak sanırım. İlk koleksiyonumdan beri tek derdim anlatmak oldu. Bir hikayeyi, geçmişi, geleceği, değerleri anlatmak. Sanırım bu samimiyet de beni izleyen insanlarla aramda bir bağ oluşturdu.

 

E: Türkiye’de sana en ilham veren şehir?

Niyazi Erdoğan: Tabi ki Tarsus… Anadolu’nun tamamı büyüleyici. Mardin, Hatay, Kars inanılmaz güzel şehirlerimiz var.

 

E: 2020 İlkbahar / Yaz trendlerinden bahseder misin?

Niyazi Erdoğan: Günümüzün en büyük trendi sürdürülebilirlik bence. Renkler, formlar artık konuşulmamalı. Tüketim alışkanlıkları, geri dönüşebilen malzemeler çok çok daha önemli.

 

E: Son olarak erkeklere stil önerilerin nelerdir?

Niyazi Erdoğan: Sadece erkeklere değil herkese önerim kendilerini çok iyi tanımaları. Önce karakterlerini, sonra da bedenlerini. Ve kendi varlık bilinçlerini ortaya çıkardıktan sonra buna uygun ürünler seçmelerini öneririm.

 

E: Bu ay dergimizin moodu #güçlükadınlar . Bu konuda bize ne söylemek istersin?

Niyazi Erdoğan: Güçlü olmayan kadın var mı? Kadın olmak zaten bir güçtür bence.

 

Niyazi Erdoğan’ı takip etmek isterseniz Instagram hesabı: niyazierdogan