HAZAL SUBAŞI RÖPORTAJI

E: Oyunculuk serüvenin nasıl başladı?

Hazal Subaşı: İşin doğrusu okuduğum bölümle alakalı olarak set arkasında, işin reji tarafında olmaktı ilk hedefim. Kamera önünde olmakla ve oyunculukla ilgili bir düşünce yoktu aklımda. Kendimi hiç öyle hayal etmemiştim. Sonra hayatın önüme çıkardığı fırsatları denemem, değerlendirmem gereken bir yaşta olduğumu düşündüm ve görüşmeler sonucu bir diziyle anlaşmamın üzerine İzmir’den İstanbul’a taşınıp çalışma hayatına bu yolda atıldım. Sonra da çok severek ve tabi ki çok çalışarak yapmayı sürdürdüğüm bir iş oldu oyunculuk. Hayata, bana bu yolda bir kapı açtığı için, yeni ve hiç bilmediğim, farkında bile olmadığım ve denemeden bunu asla öğrenemeyeceğim bir tutkumla beni karşılaştırdığı için minnettarım.

E: İlk canlandırdığın karaktere hayat verirken zorlandın mı?

Hazal Subaşı: Tabi ki zorlandım. Söylediğim gibi benim için çok yeni ve çok yabancı bir durumdu. Oyunculukla ilgili, sette çalışmakla ilgili öğrenmem, bilmem gereken her şeyi çok hızlı anlamak ve sindirmek durumunda kaldım. Psikolojik olarak da hem İstanbul’a hem oyunculuğa ve çalışma hayatına adapte olmaya çalışıyordum. Zor ve yorucu bir dönemdi her anlamda. Fakat en odaklandığım, en çabaladığım, kendi sınırlarımı en aştığım ve yeni bir ben keşfettiğim bir dönem bu aynı zamanda. Bunların hepsini düşünerek kendi hayatımı, o süreçteki psikolojimi değerlendirerek ve karakterin benzer yönlerini keşfederek, yaşadıklarımızı karşılaştırarak ilk karakter bulma, geliştirme sürecimi yaşadım. Oyuncu koçlarıyla başladığım çalışmalarla beraber o sürecin bu şekilde geçtiğini söyleyebilirim.

 

E: Seni en çok ne korkutur?

Hazal Subaşı: Amaçsız, hedefsiz kalmak beni her zaman çok korkuttu. Ne olacağını, nasıl bir hayat yaşayacağımı hiç bilmesem bile kendime hep hedefler koyardım. Bazen öyle boş, yalnız ve çok belirsiz hissettiğimiz zamanlar olabiliyor. Özellikle çok gençken ve hayatın boyunca ne yapacağınla ilgili kararsızken… Gelecek kaygısı gitgide hiçbir şey yapmak istememe güdüsü oluşturuyor insanda ya da tam tersi bir şeyler için kendini olması gerekenden çok daha fazla yoruyorsun ne sonuç elde edeceğini bilmeden. O yüzden şu an hedeflerim olduğu için, bir amaç uğruna çalıştığım, uğraştığım için ve artık hep böyle olacağı için, en azından öyle hissettiğim için çok huzurluyum.

E: Asla yapmam dediğin bir şey var mı?

Hazal Subaşı: Asla yapmam dediğim bir şey yok. Belki çok duyduk bu cümleleri ama gerçekten bir şeyi asla yapmam demekten, bilinmezlik içinde bu kadar emin konuşmaktan korkuyorum açıkçası. Bazen böyle çıkışlarım oluyor maalesef ve sonra anında pişman oluyorum. İnsan her durumda kalabilir, her şeyi yaşayabilir ve her şeyi yapabilir diye düşünüyorum.

E: Sana göre güçlü müsün yoksa kırılgan mı?

Hazal Subaşı: Genelde görünce değil de biraz tanımaya başlayınca güçlü göründüğümü, öyle olduğumu söylerler. Ben içten içe çok güçlü olduğumu biliyorum ama bazen o kadar kırılgan oluyorum ki kendimle ilgili kafam karışıyor 🙂 Beklenti genelde hayal kırıklığı yaratıyor. Yavaş yavaş öğrendiğim şey beklememek oldu, o yüzden çok da kırılmıyorum artık diyebilirim.

E: Hayatta bir sloganın olsa ne olurdu?

Hazal Subaşı: Üşenme, erteleme, vazgeçme! Çok işime yarar, kendime bunu her zaman hatırlatırım. Herkese tavsiye ederim.

E: Bu ayki moodumuz #happynewyearmood. Senin 2021 yılından beklentilerin nelerdir?

2020 çok güzel geçeceğini düşündüğüm fakat yanıltan, şaşırtan hatta maalesef üzen bir sene oldu hepimiz için. 2020’de eksik kalan tüm güzellikler, mutluluk ve huzur ve tabi ki önce sağlık 2021’de yıl boyunca bizimle olsun. Herkesin en güzel yaşı olmasını diliyorum. Mutlu yıllar 🙂

 

Fotoğraf: Orçun Mutlu
Styling:  Özgür Yüksel
Makyaj: Mesut Özuzun
Saç: Mutlu Ahmet Sinan
Yönetmen: Coşkun Turgut
Yönetmen Asistanı: Kerem kaplan
Röportaj: Akın Özışık
Mekan: So What Agency