‘EUPHORIA’ MAKYAJI VE FELSEFESİ

/MOODBOARD/

Euphoria, HBO için Sam Levinson tarafından yaratılan ve yazılan bir Amerikan genç drama televizyon dizisidir. Oldukça hareketli, bazen yükselten bazen çıkartan, o gençliğin verdiğini enerjiyi tüm dizi boyunca hissettiğimiz oldukça başarılı bir yapıt..

Peki, nedir bizi Euphoria’ya bu kadar bağlayan, bu kadar çeken ? ? ?

Bizim Moodboard Mag ailesi olarak bu konu hakkında bir kaç tezimiz var.

İlk olarak dizinin enerjisi ve tahmin edilemezliği..

İlk başta da dediğim gibi dizi tam anlamıyla bir gençlik dizisi, o gençliğin verdiği enerji, tutku, tutarsızlık, bazen tahmin edilemezlik ve hatta bazen o büyük düşüşler. Kendini bulma çabası, bazen anlam arayışları ya da hayal kırıklıkları.. Sevmediğimiz taraflarımız ya da sevdiklerimiz.. Anlamaya çalışmalarımız ama en sonunda yine başa dönmelerimiz. Büyük aşklarımız, büyük laflarımız ve büyük hayallerimiz..

İşte gençlik..

Biraz eksik, biraz fazla ama kesinlikle sıradan değil, orta değil.. Ya deli ya da çok deli..

Peki siz hangisisiniz? Ya daa hangisiydiniz?

Neyse daha fazla derine inip boğulmadan yüzeye çıkalım 🙂

Euphoria, bize oldukça farklı bir şey daha kattı. İnsanları yine heyecanlandıran, belki içindeki çocuk tarafın dışarı vurmasını sağlayan, belki de bizi daha çok içimize döndüren bir şey..

‘EUPHORIA’ makyajı

Pekii, nedir bu Euphoria makyajı?

Tam da dediğimiz gibi o dinamik enerjiyi sonuna kadar hissettiğimiz bir delilik hali bu makyaj aslında.. Bize iyi gelen bir şey.. Bebeklik oyuncağına sarılmak gibi, çocukluk günlüğünü okumak ya da.. Belki de bu yüzden herkes ‘Euphoria’ makyajını bu kadar sahiplendi, hayran oldu ve günlük hayatına taşıdı. Belki de bu yüzden, o renkli farlar, simler bizi çocukluğumuza götürdü. Çocukken renkli boyalarla boyadığımız o defteri kapadık ve artık yüzümüze, gözümüze taşıdık..

Biraz da Euphoria konseptli makyajlara bakalım 🙂

İşte böyle..

Biz bu yazımıza bize göre Euphoria makyajı ve felsefesi diyebiliriz.. 🙂

Keyifli okumalar!

Çok teşekkürler..

/MOODBOARD/

<3