ELİF DOĞAN RÖPORTAJI

E: Oyuncu olmaya nasıl karar verdin?

Elif Doğan: Üniversitede tiyatro kulubüne girmemle başladı diyebilirim. Öncesinde hep müzik ve müzikallerle ilgileniyordum ve çalışmalarım hep onlarlaydı. Hep çekingen biriydim. Kendimi şarkılarımla anlatır, hissettiklerimi öyle dile getirirdim. Müzikale de böyle aşık oldum. Yapmayı en çok sevdiğim şeyle kendimi ifade edebilmemi sağlayan sanat dalı. Tabii bunun için oyunculukla ilgili de kendimi geliştirmeliydim. İlk olarak o sırada devam ettiğim Eğitim Fakültesi’nin tiyatro kulubüne başladım. Sonraki yıl konservatuara başvurdum ve sınavları başarıyla geçip kabul edildim. Ondan sonrası zaten ait olduğum yeri bulmaktı; müzik, dans ve tiyatroyla dolu, beni yetiştirmek üzere bir okul. En keyif aldığım zamanlardı. Ardından ilk televizyon projesi geldi. Sonrası daha göz önünde olan kısmı zaten.

E: Oyunculuk yapmaya başladığından beri hayatında neler değişti, oyuncu olmak sana neler kattı?

Elif Doğan: Hayatım plan program anlamında değişti. Çalıştığım mecra sebebiyle yaşam tempom hızlandı. Bu bir telaş hali gibi değil de durup esler vermeye, küçük molalarda dinlenmeyi de içine alan bir akış haline geldi. Farklı farklı karakterleri canlandırmak, onlarla o kısa anlarda yer değiştirmek, bana hem kendimle ilgili yeni şeyler keşfettirdi hem de bakış açımı zenginleştirdi.

E: Kendini 3 kelime ile anlatır mısın?

Elif Doğan: Anlatamam. Üç kelime kadar dar bir alana sığdıramam.

 

E: Set dışında zamanını nasıl değerlendiriyorsun?

Elif Doğan: Ailemle çokça vakit geçiriyorum. Uzun ve dingin yürüyüşler yapıyorum. Yoga ve meditasyon hayatımın olmazsa olmazı.

E: Takıntılı biri misin, olmazsa olmazların var mı?

Elif Doğan: Takıntılı denebilecek kadar olmasa da alışkın olduğum ve aradığım şeyler var hayatımda. Yanımda muhakkak ‘palo santo’m olur mesela. Enerjinin tesirine çok inanıyorum. Günde birkaç kez etrafımdaki aktif enerjiyi arındırıyorum.

E: Geleceğe yönelik planların var mı yoksa anı yaşamak daha mı keyifli?

Elif Doğan: Ben biraz varıştan ziyade yolculuğu seven biriyim. Planlarım, hedeflerim tabii ki var ama akışta karşılaştığım, yoluma eklediğim, çıkardığım pek çok hikaye de var. Müzikal benim asıl branşım. Bütün eğitimim de şevkim de o yönde. Dolayısıyla bir gün bir müzikal projesinde yer almak benim için gerçek manada bir hedef. En başında yola çıkışım da bu yüzdendi. Ama dediğim gibi yol üstünde duraklar olması, bazen yolu biraz uzatıp başka tecrübeler yaşamak da işi zevkli kılan, anda kalmayı sağlayan noktalar.

E: Etkisinde kaldığın en romantik film?

Elif Doğan: My Best Friends’ Wedding.

E: Senin için mutluluk nedir?

Elif Doğan: Derin bir nefesle içime çekebildiğim huzur hissi.

E: Sence Türkiye’de kadın olmak zor mu?

Elif Doğan: ‘Kadın’ olmak olarak ayırıp, bunu sorguladığımızda bile, aslında nasıl bir tabloyla karşı karşıya olduğumuz çok aşikar. Maalesef bunu bir farklılık olarak kabul edip, öyle algıladığımız sürece de zannediyorum bu böyle devam edecek. Yeni neslin genç insanı olarak bu anlamda bizim biraz daha farkındalık sahibi olduğumuzu, bunun için ortak bir fikre ve yaklaşıma sahip olarak ilerlediğimizi düşünüyorum.

Elif Doğan’ı takip etmek isterseniz Instagram hesabı: @mselifdogan

Fotoğraf: Onur Eşiyok
Moda Editörü & Kreatif Direktör: Irmak Özdener
Makyaj: Cüneyt Seven
Saç: Suat Ürün
Fotoğraf Asistanı: Mert Tutkun
Moda Editörü Asistanları: Murat Hoşgören, Buse Erdal
Röportaj: Akın Özışık
Mekan: Studio Black Pine