DEVRİM ÖZKAN RÖPORTAJI

E: Oyunculuk maceran nasıl başladı? Sana ilham veren bir rol modelin oldu mu?

Devrim Özkan: Herkesin küçükken bazı hayalleri vardır. Benimki veteriner ve ya antrenör olmaktı. Ta ki orta okulda tiyatro sahnesine çıkana kadar. Sahnedeki ilk nefes alışımı hala hatırlıyorum. Çok özgür çok güçlü, yaşamın çok içinde hissetmiştim. İlk defa bir yere ait hissetmiştim kendimi. Tam olarak böyle başladı diyebilirim. Kendimi yıllar sonra da aynı şeyi yaparken gördüm. Ve o an ne istediğimi anladım. Kalbimin ritmini değiştiren bu heyecanı nefes aldığım süre boyunca sürekli yaşamak istiyordum. Kararımı verdim ve şu ana kadar geldim. Önce küçük tiyatrolarla, daha sonra üniversitede, güzel sanatlarda ve şimdi burada. Bana ilham veren çok insan var. Ama oyunculuk konusunda her zaman Sevgili Münir Özkul’u ne zaman ansam diğer herkesten daha farklı hissederim.

E: İlk oyunculuk deneyimin nasıldı? Bizimle paylaşır mısın?

Devrim Özkan: Televizyon önündeki deneyimimden bahsedeyim hemen tiyatrodan bahsettim. İlk işim Rüyaydı. İlk set günümü hatırlıyorum. Bir gece öncesinde kalacak yer telaşından ezberimi yapamamıştım bile. İstanbul’a 1-2 hafta önce yeni gelmiştim. Hem hayatımı rayına koymaya çalışıyor hem de ilk kez televizyonda iş yapmanın gerginliği ve heyecanını yaşıyordum. Sabaha kadar uyumadım. Zaten bir okulun ilk günü bir de böyle çok önemli günlerde heyecandan asla uyuyamam. Şanslıydım ilk günümde tek bir sahne çekecektim. Tabi ben yıllarca tiyatro sahnesine alışkınım. Kamere önü eğitimim yok. Çekmeye başlayınca tiyatro sahnesindeymişim gibi hep yüksek sesle konuştum. Diğer oyuncu arkadaşlarım o kadar normal bir tonda konuşuyordu ki sahnede bağırdığımı o an anladım 🙂 Hemen gidip sevgili yönetmenimiz Cemal Şan’a ‘’ Hocam ben çok mu yüksek sesle konuşuyorum acaba?’’ dediğimde bana ‘’Yani Devrimcim evet biraz bağırıyorsun ama karaktere yedirdiğin için rahatsız etmiyor beni’’ dediğinde çok utanmıştım 🙂 Halbuki üzerimize taktıkları mikrofon nefes sesimizi bile duyuyormuş haberim yok 🙂

E: Devrim set dışında zamanını nasıl değerlendirir? Spor yapmak, bakım yapmak gibi günlük rutinlerin var mı?

Devrim Özkan: Set dışında planlı yaşayan bir insan değilimdir. Bu konularda rutinlerim asla yoktur. Aklıma ne gelirse, canım ve imkanlarım neye el verirse onu yaparım. Kedim ve köpeğimle zaman geçirmeyi onlarla oynamayı çok severim. Arkadaşlarımla vakit geçirmeyi, tuval ve karakalem yapmayı, kafama göre piyano çalmayı, arada bir şiir denemeleri yapmayı çok severim. Ama bazen modum olmaz ve ne kadar vaktim varsa hepsini koltuktan kalmadan da geçirebilirim. Bu tamamen ruh halime bağlı.

E: Kariyerinle ilgili en büyük hedefin nedir?

Devrim Özkan: Oyunculuk konusunda beni 100/100 tatmin edecek bir işi yaptıktan sonra kamera arkasına geçip kendi yazdığım senaryoyu çekmek istiyorum. Hep içimde bir yerlerde oyunculuk dışında reji koltuğunda oturma isteği vardı. Eğer kendimi hazır hissedersem yapacağım film ile dünyaya açılmayı çok istiyorum. Benim için sanat insana kendini iyi hissettiren ve ruhunu ifade edip onu besleyen her şeydir. Ben oyunculuk yaparken sanat yapmıyorum. Sanata dahil oluyorum. Sanattan besleniyorum. Ama kamera arkasına geçtikten sonra sanatçı olmak istiyorum. En büyük hedefim gerçek bir sanatçı olmak.

E: Seni en net ifade eden kelime?

Devrim Özkan: Kesinlikle cesaretli demek istiyorum buna. Ben aklıma ve ruhuma koyduğum her konuda savaşırım. Aşmam gereken bir durum veya istediğim bir şey varsa ondan kaçmam. Bazen de deli cesaretine sahip oluyorum oralar biraz tehlikeli ama hayatıma neşe ve heyecan katıyor. Korkusuz hissetmek çok güzel.

E: Hayat felsefen nedir?

Devrim Özkan: ‘’Sevdiğin şeyi bul bırak seni öldürsün. ’’Vucudumda Bukowski’nin bu sözünün dövmesi bile vardır hatta. Ben sevginin iyileştirdiğine inananlardanım. Ve bulduğunu düşünüyorsan o sevgiyi onun için kanının son damlasına kadar savaşmalısın. İlişki anlamında bahsetmiyorum sevgiden sadece. Oyunculuğa, futbola, müziğe, bir kadına, bir adama, bir çocuğa adanmış hayatlar var. Felsefem tam olarak bu. Korkusuzca sevdiğin şeyin peşinden git. Kaybettiklerin kazandıklarından bile önemli olabiliyor bazen. O yüzden günün sonunda ben bugün sevdiğim şey için bir şey yaptım ya deyip uyumak kadar güzeli yok…

 

Devrim Özkan’ı takip etmek isterseniz Instagram hesabı: @devrimozkan

Fotoğraf: Emre Kapçak
Moda Editörü: Irmak Özdener
Makyaj: Burak Mert Aydın
Saç: Mutlu Ahmet Sinan
Mekan: Pam Studio
Röportaj: Akın Özışık