CANSU TUMAN RÖPORTAJI

E: Cansu Tuman’ı bir de senden dinlemek isteriz. Kısaca kendinden bahseder misin?

Cansu Tuman: Kendini tanıtmak aslında pek benlik değil diyerek başlayabilirim sanırım. Kendimi anlatmayı çok sevmem her zaman içimden geldiği gibi davranırım ve insanların beni kolayca tanımasına izin veririm, açık sözlüyüm diyebiliriz. Bu çok sıcakkanlı oluşumla da ilgili olabilir. Samimi ve içten yaklaşmayı severim. Yalan söylemeyi sevmem gerçekten dürüstlük benim için çok önemlidir. Karşı taraftan da bana karşı her zaman dürüst davranmasını beklerim. Yeni tanıştığım insanlara karşı da yaklaşımım hep iyimser ve samimi olur. İnsanlara tam güvenle başlamayı tercih ederim. Çünkü güvensizlik üzerine iyi bir ilişki kurulamayacağını düşünüyorum. Eğer güvenimi kaybederse ilişkimiz ona göre şekillenir. Ama asla şüpheci yaklaşımım olmaz. Hümanist biriyim, aslında tüm canlıları severim ve saygı duyarım. Birini incitmekten kırmaktan çok çekinirim. Elimden geldiğince yardımsever olmaya çalışırım. Başkalarını mutlu etmek beni hep mutlu eder. Çoğu zaman kendimden önce karşı tarafı düşünürüm. Bu aslında bazen bana karşı kullanılan bir duruma dönüşebiliyor. Sanırım yumuşak karnım kimseye kıyamıyor ve hayır demeyi beceremiyor oluşum 🙂 Enerjiğimdir pek yerimde durmayı sevmem. Spor çocukluğumdan bu yana hep hayatımın içinde olmuştur. Arkadaşlarımla, sevdiğim insanlarla birlikte olmayı çok severim. Gezmek yeni yerler keşfetmek beni çok heyecanlandırır, macera ve adrenalin dolu şeyler de çok ilgimi çeker. Aslında çoğu zaman hep gezmek eğlenmek isteğim vardır. Genelde plan yapmam ve spontane yaşarım. Aklıma bir fikir gelir ve arkadaşlarımı arayıp hadi şimdi yapıyoruz derim. Bu huyumu beni tanıyan çoğu arkadaşım bilir. Deli dolu bir yapım olduğunu söylerler 🙂 Ailenin küçük çocuğu olarak biraz şımartılarak büyüdüm. Ama asla bu bencillik boyutuna dönüşmedi. Ailemden hep sevgi gördüğüm için sevmenin, değer vermenin ne demek olduğunu bildiğimi düşünüyorum. Ve karşı taraftaki insanlara bunu hep hissettirmeye çalışıyorum. Bence sevgi dünyadaki en güzel duygu. Tabi ki tek başına yeterli değil. Çocukluğumdan bu yana kendi kararlarımı isteklerimi açıkça söyledim. Bu yüzden özgür yetiştirildim. Ailemin bana her zaman güveni ve kararlarıma saygısı olmuştur. Bu da benim özgüvenli, bağımsız ve kendi ayakları üzerinde durabilen güçlü bir kadın olmamın temelidir. Çok küçük yaşta dövüş sporuna başlamamın da etkisi var tabi ki. Kendimi bildim bileli hep hayvanlarla iç içe büyüdüm. Hayvan sevgim çok çok fazla, asla kıyamıyorum onlara. Şimdi de bir köpeğim ve bir tavşanım var, ikisi de çocuğum benim. Elimde büyüdüler ve gerçekten onlarla anne olmanın ne demek olduğunu tatmış oldum. Çünkü çocuktan farkları yok. Kısacası Cansu Tuman’ı bu şekilde anlatmaya çalıştım 🙂

E: Oyunculuk serüvenin nasıl başladı? Seni yönlendiren biri ya da sana ilham kaynağı olan bir rol modelin oldu mu?

Cansu Tuman: Oyunculuk kendimi bildim bileli hep hayalimdi, daha çocukken televizyon karşısına geçip ben de oyuncu olacağım derdim. Aileme, arkadaşlarıma kafamdan senaryolar uydurup oynar ve çok eğlenirdim. Bunu büyüdüğümde de sürdürdüğüm ve çok eğlendiğim doğrudur 🙂 Oyunculukla ilk tanışmam ilkokulda oldu. Tiyatroda yer almıştım ve o yaşta bu bana aslında ne yapmam gerektiğini göstermişti. Öyle keyif almıştım öyle kendimi mutlu hissetmiştim ki bir gün bunu yapacağıma inandım. Ama tabiki çok kolay olmadı. Küçük bir yerde yaşıyordum, İstanbul’a gelmeden önce sektörün içine girme bu konuda ciddi adımlar atma fırsatı bulamadım. En çok da oyunculuk adına adım atabilmek için üniversitede İstanbul’u tercih ettim diyebilirim. Tabi öncelikle ailemin de biraz etkisiyle genetik okudum. Biliyorsunuz oyunculuk yapmak istiyorum dediğinizde ailelerden önce mesleğini kazan gibi tepkiler alıyorsunuz. Babam da bana önce meslek oku elinde altın bilezik olsun sonra karışmayacağım ne istediğine demişti. Aynı zamanda ilgimi çektiği için genetik okumaya karar verdim. Hem genetik okuyup hem de aldığım oyunculuk eğitimleriyle hayalimden vazgeçmeden mezun olmayı başardım. Daha okurken üniversite üçüncü sınıfta bir arkadaşım sayesinde bir diziye dahil oldum. Birkaç bölüm orda dizi tecrübesi yaşamış oldum. Aslında okuduğum için o zamanlar sadece seti görmek ve nasıl bir deneyim olduğunu yaşamak istemiştim. Yaz tatilimi sette değerlendirme şansım olunca severek kabul ettim. Orda yönetmenimiz beni çok sevdi ve devam etmek istiyorsan eğitim al, seni yönlendirebilirim dedi. Bu tabi ki beni çok mutlu etmişti ve ilk oyunculuk eğitimime yönetmenimizin yönlendirmesiyle başlamış oldum. Aynı zamanda oyunculuğa attığım gerçek bir adım olmuştu. Tabi ki önceliğim okuduğum üniversiteyi bitirmek oldu. Üniversiteden mezun olduğum gibi Ufak Tefek Cinayetler dizisine dahil oldum. Bu da benim dizi anlamında ilk profesyonel adımım oldu. Şimdiki menajerimle tanışmamla da yolum daha çok şekillenmeye başladı diyebilirim. O tanışma hikayesi de ayrı bir tesadüf kader bizi bir araya getirdi demeden geçemem bu konuyu.

E: Şu anda oynadığın dizi karakteri ile aranda benzer yönler var mı?

Cansu Tuman: Feride herkesin iyiliğini isteyen, içten, merhametli ve güçlü durmaya çalışan bir karakter bu yönlerini kendime çok benzetiyorum. Çevremde beni çok uzun yıllardır tanıyanlar bilirler her zaman yanlarında olmaya ve elimden ne gelebiliyorsa yapmaya çalışırım, sevdiklerimi mutlu etmek için hep bir çabam olmuştur. Hiçbir zaman da maske takmadım iyi ya da kötü. Her zaman içimden geldiği gibi davranırım. Hep güçlü gözükmeye çalışsam da içten içe çok duygusal biriyim. Dışarı her zaman yansıtmadığım tek yanım o olabilir. Feride de güçlü duran bir kadın olsa bile içten içe aslında çok duygusal ve bu yönümüz de çok benziyor.

 

E: Kendini 3 kelime ile tanımlasan?

Cansu Tuman: Aslında üç kelimeyi seçmek gerçekten zor. Bunu bazen arkadaşlarıma soruyorum. En iyisi en çok gelen üç kelimeyi yazmak sanırım 🙂 Enerjik, içten, dürüst…

E: Cansu set dışında bir gününü nasıl geçirir?

Cansu Tuman: Set dışında bir günümü setin yoğunluğundan dolayı daha çok dinlenerek geçirmeye çalışıyorum. Gerçekten çok yoğun çalışıyoruz ve haftada bir günüm oluyor. Çoğu zaman evde dinlenip dizi izleyerek ve tabi ki senaryo okuyarak geçiriyorum. Onun dışında bulduğum her fırsatı sevdiğim insanlarla birlikte geçirerek değerlendirmeye çalışıyorum. Set yoğunluğu olmadığı zamanlarda genel olarak pek ev insanı değilim. Yalnız olmayı çok sevmem, evde olsam bile arkadaşlarımla birlikte bir şeyler yapmayı tercih ederim. Hayatımızın normal olduğu, pandeminin olmadığı zamanlarda ise kesinlikle arkadaşlarımla dışarda olmayı ve gezmeyi tercih ederim. Fırsat buldukça da spora gitmeye mutlaka vakit ayırırım.

E: Günlük yaşantındaki kıyafet seçiminde şık olmayı mı yoksa daha spor olmayı mı tercih edersin?

Cansu Tuman: Buna kesinlikle spor cevabını verebilirim hatta mecbur kalmadıkça şık giyinmeyi pek tercih etmem. Her yaşımda da bu böyleydi bundan sonra da pek değişeceğini sanmıyorum. Spor olduğumda çok daha rahat hissediyorum belki de çocuk yaşta spora başlamamın ve öyle yetişmemin bunda etkisi vardır. Çünkü ablam daha çok şık olmayı tercih eder bana da bunu aşılamaya çalışmıştır hep. Ama başarılı olamamıştır 🙂 Günlük yaşamımda spor her zaman tercihimdir eğer şık olmam gereken özel bir durum veya şık olmam gereken bir yere gitmiyorsam.

E: Makyaj yapmayı sever misin? Makyaj çantanda olmazsa olmazım dediğin 3 ürünü bizimle paylaşır mısın?

Cansu Tuman: Makyaj yapmayı pek sevmem hatta bilmem bile diyebiliriz. Arkadaşlarım bunun lafını bana her zaman yaparlar. Genelde özel bir durum olduğunda makyaj yapmayı tercih ederim onda da arkadaşlarıma yaptırırım çoğu zaman. Günlük hayatta doğal olmayı seviyorum. Zaten sette her gün makyaj yapılıyor. Onun dışında cildimin hava alması ve dinlenmesi için de set dışında makyaj yapmamaya çalışıyorum. Günlük makyaj olarak da kullandığım BB krem, rimel ve dudak nemlendiricisini sayabilirim. Onun dışında sürekli kullandığım bir makyaj malzemesi yok. Dudak nemlendiricisini makyaj malzemesi olarak sayarsak çantamın en olmazsa olmazı odur özellikle de kış aylarında.

E: Yeni biri ile tanıştığında ilk önce neye dikkat edersin?

Cansu Tuman: Yeni biriyle tanıştığımda çok dikkatli olduğum söylenemez 🙂 Ama sanırım enerjisi diyebilirim. Samimi ve içten olması benim için çok önemlidir. Konuşma tarzı, üslubu, insanlara yaklaşımı da bunu destekler. Soğuk insanlara hemen ısınamam karşımdakinin de benim gibi sıcak kanlı oluşu beni çeker.

E: Hayata karşı seni güçlü kıldığına inandığın bir sloganın var mı?

Cansu Tuman: Kader gayrete aşıktır. Bu sözü ne zaman görsem, okusam, söylesem içimdeki gücü ve inancı yenilemiş gibi hissediyorum.

E: Malum sevgililer günü yaklaşıyor ve bizde bu yüzden moodumuzu #lovemood olarak belirledik. Sence aşk?

Cansu Tuman: Bence aşk ilk görüştedir. Biriciktir. Aşk sancılı bir o kadar da vazgeçilmezdir. İlk görüşte gözlerine baktığınızda kaybolduğunuz ve oraya hapsolmak istediğinizdir aşk. İlk gördüğünüz an nefesinizin kesilmesi donup öylece bakakaldığınızdır. Dokunmaya kıyamayıp aynı zamanda dokunmaya doyamadığınızdır aşk. Yanındayken zamanın durmasını istediğinizdir. Kokusunu nefesiniz yaptığınızdır. En güzeli de unuttum sandığınızda bile unutamadığınızdır aşk. Sonsuzda devam eden, belki başka evrenlerde ama bir yerde hep o iki insan için var olandır aşk. İnsan zamanla sevebilir ama aşık olmaz bence. Çünkü aşk ilk görüştedir. Aşk sonsuzdur.

Cansu Tuman’ı takip etmek isterseniz Instagram hesabı: @cansutuman

 

Fotoğraf: Emre İbiş

Styling: Irmak Özdener

Makeup: Elif Karsak

Hair: Mutlu Ahmet Sinan

Röportaj: Akın Özışık

Fotoğraf Asist: Yunus Nunu

Styling Asist: Murat Can Hoşgören

Mekan: Black Pine Studio

PR: Boreal Brandlifting