BESTE KÖKDEMİR #güçlükadınlar RÖPORTAJI

E: Moda tasarımı eğitimi alırken, oyuncu olmaya nasıl karar verdin?

Beste Kökdemir: Oyuncu olmaya çok küçük yaşlarımda karar verenlerdenim ben de. Nedenini bilecek bir yaşta değildim. İçgüdüydü… İçgüdülerime genelde güvenirim. Tutkulu bir şekilde Sinop’taki büyüme serüvenim boyunca oyuncu olmayı istedim. Sonradan anlıyorum ki her şey olmak istediğim içindi. Üniversite benim için açıkçası sadece aile baskısından ibaretti. 17 yaşımda İstanbul’a taşınmam için bir üniversiteye girmem gerekiyordu. Eğitim benim için çok değerli ve önemlidir ama okul kavramıyla aram hiç iyi olmadı maalesef. Ailem için bulduğum ilk bölüme girdim ve 1 hafta kalıp bıraktım. Zaten dizi vs. işler olmaya başladı ve iş hayatına atıldım.

 

E: Bugüne kadar birçok karakteri canlandırdın, yer aldığın projelerde karakterleri yaratırken nelere dikkat ediyorsun?

Beste Kökdemir: Sadece karakterleri yaratırken değil çalışmadığım dönemlerde de oyunculuk için emek vermem gerekiyor. Sürekli kendime karşı dürüst ve açık kalpli bir insan olmaya dikkat ediyorum. Aynı şekilde çocuk ruhlu ve meraklı olmaya da… Bir çocuğun evcilik oynarken kendini ne kadar kaptırabileceğini düşünün. Oyunculukta da tüm bu özellikler işe yarar. Günümüzde abartılı, cümlelerin inanılmaz düzgün telaffuz edildiği bir oyunculuktansa ne kadar yaşıyor ve inanıyorsak o kadar iyi olduğumuz düşünülen bir oyunculuk tarzı benimseniyor. Bu da çok heyecan verici bence. Anda kalmayı öğreniyoruz oynarken. Gerçekten çocukken gelen o her şey olma isteği var ya, böylece hayalim gerçek oluyor çünkü karakteri gerçekten yaşıyoruz. Tabi şizofrenik bir durumdan bahsetmiyorum. Bu anda kalmaya zıt bir durum olurdu zaten.

E: Asla oynamam dediğin bir rol var mı?

Beste Kökdemir: Asla oynamam dediğim bir rol yok.

E: Oyunculuk hayatında seni en çok heyecanlandıran deneyimini bizimle paylaşır mısın?

Beste Kökdemir:  Eğitimler, yeni bir teknik deneyecek olmak beni çok heyecanlandırıyor. Projelerin ilk çekim günleri heyecandan ölüyorum. Karakteri yaratma süreci çok ama çok heyecanlı. Genelde beni sonuçlardansa hazırlanma süreçleri daha çok heyecanlandırıyor.

E: Asla yanımdan ayırmam dediğin, uğruna inandığın bir eşyan var mı?

Beste Kökdemir: Hiç öyle bir eşyam olmadı. Eşyalara ve geçmişe pek bağlı olduğum söylenemez. Sadece tesadüfen birçok kez taşınmalarım sırasında iki kristal taşı yanımda tutmayı başarabildim. O yüzden onlar benimle çok uzun süre vakit geçirdi.

E: Sence aşk?

Beste Kökdemir: Aşk benim için çok verimli bir duygu. Deneyimlerim ne tarzda gelişirse gelişsin, aşka küsmek gibi saçma bir girişimde bulunmam. Aşk yaşam kalitemi ve üretkenliğimi artırıyor. Ben bağımlılığa pek inanmam. Bağlılık ise çok derinden yakalanan bir duygu. Bu yüzden bunu hissettiğimde önce kalbime beni yarı yolda bırakmadığı için (ve hala böyle masumca), bilgelikle bağ kurabildiği için teşekkür ediyorum. Sonra bırakıyorum gidişatı da. İlla bir ilişki, sürekli yanımda olan bir adam olması gerekmiyor. Bu duyguyu taşımak benim için çok yeterli. İlla somut bir şey soruyorsak hayat zaten olması gerekeni senin için yaratıyor. İkili ilişkiler için bu şekilde düşünüyorum. Onun dışında artık aşkı o kadar çok hissetmeye başladım ki. Köpeğim, işim, arkadaşlarımla geçirilen kaliteli zaman… İçinde aşk olmadan bulunduğum bir eylem beni tatmin etmiyor. Aşk hayattaki en güzel şey.

E: Karşı cinste seni iten şeyler nelerdir?

Beste Kökdemir: Duyarsızlık, kişisel temizliğe dikkat etmemek, bağımlılık, kendini sevmiyor oluşu, değişime ve gelişime kapalılığı, bilmediği şeyleri biliyormuş gibi davranmaya çalışması… Kısacası fazla güçsüzlüğün tüm belirtileri.

E: Güzellik sırların nelerdir? Bir makyaj ürünü olsan hangisi olurdun?

Beste Kökdemir: Sürekli yaptığım bir bakım ritüelim yok. Genelde yüzümü temizleyip nemlendirici sürerim. Bazen yüz yogası yapıyorum. İşe yaradığını da görüyorum. Onun dışında yoga, pilates, dans gibi aktivitelerle uğraşıyorum. Bol su içmeye ve sebze, baklagiller odaklı beslenmeye çalışıyorum ve en önemlisi çok eğleniyorum. Sürekli kendini yargılayan ve mutsuz hisseden bir zihin güzelliğin en büyük düşmanı. Hiçbir canlıya zarar vermediğiniz sürece hiçbir şey konusunda kendinize kızmayın, kendinize hoyrat olmayın. Hayat tekamülü böyle bir şey çünkü. Ve evde kendi kendinize dans etmeyi asla bırakmayın 🙂 Güzellik budur.

E: Bu ay dergimizin moodu #güçlükadınlar, bu konuda bize ne söylemek istersin?

Beste Kökdemir: Güçlülük. Dışarıda, görüntüde aranan bir şey değil de; içeride, dipte yavaş yavaş geliştirilen bir şey olmalı bence. Bazen birçok kadının acı çekip güçlü olmak konusunda kendine bir söz verip, hırsla ve öfkeyle daha güçsüz insanlar haline geldiklerini görebiliyorum. Güç erilleşmek demek değil, kendi doğandan duygusallığından uzaklaşmak hiç değil, aşka küsmek asla değil. Tüm verdiğin sınavlara rağmen kendi doğana tutunabilmek, kendinin arkasında durabilmek ve olduğun kişiye güvenebilmek en büyük güç. Mesajları doğru almak gerekiyor. Duygusallığın yüzünden canın yandıysa belki azaltman gereken şey duygusallığın değil, beklentilerindir mesela. İnsanlar dümdüz düşünmeye çok yatkın olabiliyor. Duru görümüzü öldürüyoruz, unutuyoruz çünkü. Hele ki bir kadın için duru görü çok büyük bir güç. Bu yüzden doğanızda kalın derim ben. Esnek bir şekilde. Katı, cam bir bardak ilk düştüğü yerde kırılır çünkü. Değişim, gelişim, bilinmezliğe atılan adım, çocuk ruhluluk, kişinin kendine olan sevgisi. Kısaca bunlar en büyük güçtür.

Beste Kökdemir’i takip etmek isterseniz Instagram hesabı: bestekokkdemir

Görüntü Yönetmeni : Burhan Cem Dursun
Fotoğraf : Ayhan Erden
Styling : Nilay Meral
Makyaj : Mesut Özuzun 
Saç : Mutlu Ahmet Sinan 
Makyaj Asistanı : Fatih 
Styling Asistanı : Kürşat  
İletişim Direktörü : Sezin Akkaya
Menajerlik : Cem Tatlıtuğ
Röportaj : Akın Özışık 
Mekan : Wyndham Grand Kalamış Marina 
Özel Teşekkür : Barış Özdemir