Paylaşamadığım, konuşamadığım, anlatamadığım ve dinleyemediğim bir hayat beni çok korkutuyor. Şükür ki sevdiğim insanlarla dolu, derdimi, tasamı, sevincimi paylaşabildiğim çok güzel insanlarla çevreli bir hayatım var…

Mesleğime hala aynı tutku ile bağlıyım. Zorluklarına rağmen mesleğim benim her şeyim. Kendimi gerçekleştirdiğim bir alan. Dilerim herkes sevdiği işi yapma fırsatı yakalar.

Aşk hayatta olmazsa olmazım. Doğaya, denize, insana her türlü canlıya karşı. Kısaca hayata aşk ile bağlı bir insanım.

Sıradan kapalı studiolarda veya çekim için şehir dışına  gitme dertlerine son! İşte kurtarıcı mekanımız Studio kafası.

Bence gerçek aşk bir kere yaşanır. Asla unutamayacağınız anları bir kere yaşarsınız. Sonrasında belki onun gibi hissedebileceğinizi düşünürsünüz ama yaşadıklarınız sadece onun tekrarı olur.

Herkesin küçükken bazı hayalleri vardır. Benimki veteriner ve ya antrenör olmaktı. Ta ki orta okulda tiyatro sahnesine çıkana kadar. Sahnedeki ilk nefes alışımı hala hatırlıyorum. Çok özgür çok güçlü, yaşamın çok içinde hissetmiştim.

Senaryoya hakim olabilmek için birkaç kez üst üste okuyarak başlıyorum. Sonra karakterim için müzikler belirliyorum kendime. Bir listesini oluşturuyorum. O müzikler eşliğinde çıkıyorum yolculuğa. Nasıl yürür? Kalemi nasıl tutar? Suyu nasıl içer diye...