MİNİMALİST DOKUNUŞLAR

Mies Van der Rohe’nin ünlü sözü ‘’Az çoktur’’ ya da orijinal deyişiyle ‘’Less is More’’ düsturuna dayanan minimalist akımın etkilerini bu ara her yerde görmek mümkün. Son dönemde özellikle sanat eserlerinde, tasarımda, mimaride ve dekorasyonda karşılığını bulan minimalizm, aslında bir yaşam felsefesi. Bununla birlikte minimalizmi hayata geçirmek için hem deneyime hem de yaratıcılığa ihtiyaç olduğu bir gerçek. Aynı durum ev dekorasyonunda minimalizm felsefesini uygulamak isteyenler için de geçerli.

Az eşya, yalınlık, düz renkler ve az malzeme kullanılarak, gerçek değerlerden çıkan güzelliği dekorasyonda yakalamak için de çokça yetenek ve disiplin gerekiyor. Bu da evlerini sevdiği birçok eşyayla doldurmaya alışmış çok sayıda insan için hiç de kolay değil. Fakat bazı alışkanlıklarınızdan kurtulduğunuz sürece, siz de evinizde yalın bir görünüm yakalayabilirsiniz. Hazırsanız, başlayalım…

 

Önce Fazlalıklardan Kurtulun!

Minimalizmin ana ilkelerinden biri de fazlalıklardan kurtulmak. Bu nedenle öncelikle şimdiye kadar bir türlü kopamadığınız, ancak işe yaramayan eşyalarınızla vedalaşmanız gerekiyor. İlk etapta rafların ya da masaların üzerinde duran, fakat kullanmadığınız bütün fazlalıkları dolaplara kaldırarak işe başlayın. Sevdiğiniz bir-iki dekoratif aksesuar haricindeki her şeyi ortadan yok etmek konusunda mutlaka kararlı olun.

 

Dekoratif Vurgular

Minimal bir eve sahip olmak, tabii ki dekoratif aksesuarlardan tamamıyla kurtulacağınız anlamına gelmiyor. Burada önemli olan onları aşırıya kaçmadan, genel dekorasyona vurgu yapacak şekilde kullanmayı öğrenmek. Örneğin duvarlarınıza küçük küçük çok sayıda çerçeve asmaktansa, bir tane büyük ve etkili bir sanat eseri asabilir; küçük ağaçlar ve bitkilerle evinize taze bir hava katabilirsiniz.

 

Duvarları Beyaza Boyayarak İşe Başlayın

Beyaz duvarlar, evinizde taze ve ferahlatıcı bir görüntü yaratır. Son birkaç yıldır popüler tasarım trendlerinden biri olarak da kabul edilen beyaz duvarlar, aynı zamanda minimalizmin yoğun olarak benimsendiği İskandinav ve Japon kültürlerinde de tercih ediliyor. Evinize ekstra aydınlık katacak bu dekorasyon trendini, kullanacağınız farklı renkte eşyalarla ve tahta aksesuarlarla birlikte uygulayabilirsiniz.

 

Formül Detaylarda Gizli

Küçük tasarım dokunuşlarıyla evinizdeki sadeliği bozmadan yaşam dolu mekanlar yaratabilirsiniz. Altın varaklı bir çerçeve, işlemeli bir yastık ya da evinizin genelindeki nötr renk tonlarına canlılık katacak renkli bir battaniye ile ilk bakışta hemen fark edilmeyen ama genel olarak bakıldığında, odaya göz yormadan zenginlik katan bir stil yakalayabilirsiniz.

 

Mobilyalara Dikkat!

Mobilya seçiminizde de duvarlarınızdaki sadeliğe uyacak beyaz, giri, siyah, pastel ya da toprak tonlarını tercih etmeye çalışın. Som ağaç ve metal gibi doğal malzemelerden yapılmış, çok göze batmayan masa ve sehpa gibi aksesuarlarla, ya da birkaç retro detayla hem sadelikten uzaklaşmamış olur hem de tarz sahibi bir stil yakalamış olursunuz. Renkleri genelde küçük detaylarda kullanmayı ve ev dekorasyonunda kataloglardan yararlanmak yerine, kaliteli ve nadide parçaları kullanmaya özen gösterin. Ayrıca evinizde boş alanlar yaratarak, denge ve uyumu sağlamaya çalışın. Unutmayın, önemli olan nicelik değil nitelik!

 

Perdelere Elveda!

Minimal mekanlarda doğal ışık da özen gösterilmesi gereken önemli detaylar arasında. Eğer gözlerden uzak bir eviniz varsa, ağır perdelerinizle vedalaşarak odalarınıza mümkün olduğunca gün ışığı girmesini sağlayabilirsiniz. Dekorasyona biraz hareket katmak için pencere çerçevelerinde tahta malzemeler kullanabilir; eğer evinizin konumu perdelerden kurtulmaya uygun değilse, beyaz ya da bej gibi açık tonlarda, modern dokunuşlara sahip hafif perdeler tercih edebilirsiniz.

 

Hamiyet Aktaş